25 Haziran 2026 Perşembe
Gazilerimizi Ziyaret
Geçen pazartesi Ankara'daki Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Araştırma Hastanesi'ne gittik..
Bir grup öğrencimle birlikte..
İlk olarak 15 yıl önce gitmiştim..
Tiyatro grubumla..
Oyunumuzu bize gösterilen salonda sunmuş,salondaki izleyicilerin daha çok aynı kampüsteki huzurevi sakinlerinden oluştuğunu görünce,gazilerimizle tenışmamızın mümkün olup olmadığını sormuş,odalarında olduklarını öğrenince yanlarına gitme izni almıştık..
Hâlâ o zamandan bugüne görüştüğüm gazimiz var ..
Diğerleriyle bağlantım koptu maalesef..
İkinci kez geçen sene yine tiyatro grubumla ve müzik öğretmenimizle birlikte gittik..
Bu defa bütün seyircilerimiz gazilerimizdi..
Hastanenin odalarının açıldığı küçük bahçede toplanmıştık hepimiz..
Çok da güzel bir buluşma olmuştu..
Bu yıl çeşitli aksiliklerden sonra nihayet hafta başında gidebildik..
Bizi izlemek üzere toplanan bir grup gazimize,yıl içinde hazırladığımız oyunumuzu sunduk,öğrencilerimiz şarkılar söylediler..
Sonra da sıra sohbet etmeye geldi ki, en çok beklediğimiz an oydu..
Bize hikayelerini anlattılar..
Nasıl ve nerelerde yaralandıklarını..
Yirmili yaşlardaki filiz gibi kahramanlar da vardı karşımızda..
Ellili yaşlarını süren dinç aslanlar da..
Hepsinin hâlâ aynı heyecan ve fedakarlık duygusuyla dolu olması karşısında boğazımız düğümlendi..
Onlara minnet duygularımızı ifade etmek bile yersiz ve yetersiz kaldı adeta..
Şükranımızı yeterince ifade edebildiğimizi sanmıyorum zaten..
Sayıları altı bini bulan o kahramanlara huzur içinde aldığımız her nefesi borçlu olduğumuzu bir kere daha anladık..
Aileleri ile birlikte onbinlerce fedakar insanımıza..
Hastaneye girişte bizi karşılayan Ayşen ve Öznur Hanımların girişteki hastane maketi önünde verdikleri küçük brifing, milletimizin ne kadar âlicenap olduğunu,bazı hasletlerin bizde hiç eksilmeden sürdüğünü pek güzel gösterdi zaten..
Mehmetçikle Elele Vakfı'nın 26 yıl önceki kampanyasında bu hastane için gereken paranın 46 saatte toplanması..
Mozaiklerinden seramiklerine,heykellerinden hastanenin mimarisinin çizimine;sanatçısından mimarına herkesin elele vermesi..
Bunları dinlerken milletimizle gurur duyduk hepimiz..
Ama hayatını,sağlığını,ömrünü,organlarını milletine feda eden o kahramanlara ne yapılsa az..
Kendilerinden on kat fazla tetöristle çarpışmak zorunda kalıp yaralanan,omurilik felçlisi olarak hayatını sürdürmek zorunda olan ya da uzuv kayıpları yaşayan ve sonrasında uzun ve kimbilir ne büyük bir sabır ve metanet isteyen tedavi sürecine katlanması gereken, yaşadıkları uzuv kayıpları için o tedavi periyodlarına hayatları boyunca da hem kendilerinin hem de ailelerinin katlandıkları kahramanlarımız..
Üstelik bunları dile getirmeyen,sömürü malzemesi yapmayan;tersine insanı utandıran bir tevazu ile karşımızda oturan her yaştan ve gerçek kahramanlar..
Film ya da oyun konsollarında yapay kahramanların aksiyonlarıyla zihni uyuşan insanımızın onları tanıması gerek..
Yaşamları filmlere,dizilere hatta oyunlara konu olarak alınıp işlenmeli..
Bir gazimizin dediği gibi"300 Ispartalı " filmindeki kahramanlık sahneleri onların yaşadıkları yanında çocuk oyunu gibi kalıyor..
Bizi gazilerimize götürüp getiren şoförümüzün ne kadar etkilendiğini dile getirdiği "Herkesin buraya mutlaka bir kez olsun gelmesi gerek !" doğru tespitinden de aynı sonuç çıkıyor ..
Âlicenaplıkta sınır tanımayan milletimizin gündemine bu konular,ulaşılabilecek mecralarla sokulmalı..
Kahramanlara daima hayran olan ve içinden çıkan kahramanlara sonsuz bağlı olan milletimize bu tanışma ve onlarla gurur duyma fırsatı mutlaka bulunmalı..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder