20 Nisan 2026 Pazartesi
Batı Karadeniz'de Bir hafta Sonu-4 (Sinop- Kastamonu)
SİNOP-II
Büyük hayal kırıklığı ile ziyaret ettiğimiz Sinop Cezaevi'nden sonra güneş tepeye yaklaşınca öğle yemeği telaşı başladı..
Kafile üyeleri bir lokantaya girip yöresel lezzetleri denemek için yer bakarken ben de bu boşluktan istifade ederek biraz sahil boyunda yürümek ve geçen sefer tesadüfen görüp hayran kaldığım Sinop Kütüphanesi'ni bir kez daha ziyaret etmek istedim..
Ilık ve pırıl pırıl güneşli bahar havasını gören Sinoplular da sahili doldurmuşlardı..
Kimi kıyı boyunca sıralanan çay bahçeleri ya da kafeleri dolduran; kimi geniş sahil boyunca yürüyen ya da balık tutan,limandaki gezinti tekneleriyle şöyle bir deniz havası almayı düşünen şehir halkı günün tadını çıkarırkan ben de onlara katıldım..
Biraz sahil boyunca yürüdüm..
Daha çok şehri gezmeye gelenlerin doldurduğu gezinti teknelerinden gelen müziğe ve neşeli seslere kulak verdim..
Sonra yine kıyıda tarihi bir binada bulunan kütüphaneye doğru yöneldim..
Aklımda kaldığı gibiydi..
Aynı fotoğrafı üçüncü kullanışım ama kütüphane binasının dışardan ve sahil tarafından görünüşü böyle..
Dışarıdan küçük beyaz,üç katlı bir köşk;içeriden bir kültür tapınağı..
Her yer olması gerektiği gibi kitaplık ve kitap dolu..
Görevliye sordum,70 bin kitap varmış..
Okuyandan çok ders çalışanların bulunduğu masalar..
Alt katta süreli yayınlar ve toplantılar için ayrılmış bölümler..
Pırıl pırıl,bakımlı,aydınlık,geçmişle bağını koparmadan kendini güncellemiş ve insanı kendine çeken bir kütüphane..
Katlar anasında gezindim, süreli yayınları karıştırdım, kitap rafları arasında dolaştım ve yine hayran kaldım..
Sadece Sinop'ta değil bütün ilçelerinde kütüphane bulunduğunu gösteren kitap ayraçlarından aldım..
Şanslı Sinoplular,diyerek çıktım..
Bizde de bir kütüphane var,hiç de fena olmayan,yılların emeğiyle bugüne ulaşan..
Biz de şanslı sayılırız..
Sonra buluşma yeri olan otoparka kadar yine sahil boyunca yürüdüm..
Sahil boyunca serpiştirilmiş banklardan birine oturup yanıma aldığım Küçük Ağa'yı okumaya devam ettim..
Kulağıma hafiften gelen dalga sesleri,martı çığlıkları,konuşup gülüşen insanlar arasında..
Saatimiz geldi,aracımıza doluştuk..
Dün geceyi yolda ve pek dinlenemeden geçirmiş olmanın etkisi kendisini hissettirirken yola koyulduk..
İstikamet Kastamonu..
Bu gece orada konuk olacağız,dinleneceğiz ve yarın daha zinde olarak Kastamonu keşfine çıkacağız..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder