22 Nisan 2026 Çarşamba
Batı Karadeniz'de Bir Hafta Sonu-6
HORMA KANYONU
Kastamonu içindeki gezi ve alışveriş bitince bugünkü asıl performans noktamız olan Horma Kanyonu'na doğru yola çıktık..
Mesafe 96 km
Bir buçuk saat sonra oradayız..
Yol boyu manzara gözlere dinginlik veren yeşilliklerle ya da akarsularla bezeli olunca ne gam..
Ve Pınarbaşı'na,Ilıca Köyü'ne,vadi girişine geldik..
Buradan vadinin girişine bizi bırakan aracımız kanyonun sonunda beklemek üzere bizden ayrıldı..
Güneş de öyle..
Sabahki güneşli havanın yerini sağnak yağmurlu bir hava aldı..
Gerçi rehberimiz bunu öngörmüştü..
Çok da sürpriz olmadı..
Yağmurluk ve şemsiyeler çıkarıldı veya oradaki satış noktalarından temin edildi..
Bir saatlik bir yürüyüş bizi bekliyor şimdi..
Vadideki kayalıklara çelik konstrüksiyonlarla tutturulan ahşap patikalardan 3 km'lik bir yürüyüş rotamız var..
Daha önceden fotoğraflarını gördüğümüz için merak ve heyecanla ve biletlerle yola girdik..
Yine 65 yaş ve üzeri ücretsiz,diğer herkese 75 lira..
Ama fotoğraflara bakınca değer dedik..
Değdi de..
Yağmur altında kayganlaşmak gibi fazladan bir tehlike arz eden bu nedenle dikkatli yürümek gereken patikada yavaş yavaş ilerlemeye başladık..
Başka gruplar da yola çıktığı için rehberlerin biri önde biri arkada bizi kolladı..
Bize de kayıp düşmemeye dikkat etmenin dışında manzaranın tadını çıkarmak kaldı..
60 metre yukarıya uzanan dik kayalıkları kaplayan ağaçlar,onları ve kayalıkları kaplayan yosunlar,renk renk orman çiçekleri,bitkileri;yer yer on metreyi aşan derinlikten kireçtaşı kayalıkları oyarak vadi boyunca gür sesini sürekli duyuran Zara Çayı..
Bir yukarıdaki manzaraya,bir aşağıdaki manzaraya baka baka bir saat nasıl geçti anlamadan 3 km'yi yürüdük..
Arada ben de dahil manzaraya dalıp dikkatsizlik ettiğimiz için ayağı kayanlarımız oldu ama neyse ki bu kez kimse ciddi bir arıza yaşamadı..
Kimi yerde kayalıkların iyice aşağıya eğilerek geçmemize ancak izin verdiği yolun son bin metresinde aşağı eğimli olması dikkatlerimizi iyice toplamamızı sağladı..
Orayı da kazasız atlattıktan sonra.kendi adıma konuşmak gerekirse üzülerek ,yolun sonuna geldik..
Burada bizi yol boyunca aşağıda gürül gürül aktığını gördüğümüz çayın şelaleye dönüşüp aktığı küçük havuz karşıladı..
Yörede Ilıca Şelalesi adını vermişler..
Eriyen karlar,yağan yağmurlar nedeniyle akarsular iyice coştuğu için bozbulanık suyuyla gürül gürül akıyordu..
Biraz da burada mola verip manzaranın tadını çıkardıktan sonra yorulan,ıslanan,üşüyen ve acıkan kafilenin geç bir öğle yemeği için Pınarbaşı'nda yöresel yemek yiyeceği lokantaya gitmek üzere yola çıktık..
Köy içine doğru ilerlerken erik,elma ağaçlarının mis kokulu çiçekleri de yol boyu bize eşlik ediyordu..
Birkaç dakika sonra Pınarbaşı'na geldik..
Küçücük,sevimli bir ilçe..
Onlar ısınıp doyarken,bana da bir saat boyunca Pınarbaşı'nı keşfetmek kaldı..
İkindi sonrası tekrar araçta yerlerimizi alıp evlerimize dönmek üzere yola koyulduk..
Darısı diğer gezilere..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder